
BİR EMEKLİLİK HAYALİYLE BAŞLAYAN YOLCULUK
Hikâyemiz
Bir emeklilik hayaliyle başlayan yolculuğun, bugün binlerce ağacın gölgesinde büyüyen bir çiftliğe dönüşümü.



Kurucularımızın Hikâyesi
MustaBey Çiftliği’nin hikâyesi, nesilden nesile aktarılan bir zeytin sevgisinin hikâyesidir.
Kurucu Mustafa Saraçoğlu, tekstil sektöründe geçen 40 yılı aşkın çalışma hayatının ardından, çocukluğunun geçtiği ve dedelerinden miras kalan zeytinliklere geri dönmüştür. 80 yaşını aşmış olmasına rağmen bugün hâlâ yeni fidanlar diken ve üretimin her aşamasını yakından takip eden Mustafa Bey için bu yolculuk, geçmişten gelen bir mirası geleceğe taşıma hikâyesidir.
Bu tutku, Feray ve Uğur Saraçoğlu tarafından da paylaşılmıştır. Radyoloji Uzmanı Feray Hanım’ın ayrıntılara ve güvenilir sonuçlara odaklanan disiplini, üretimde kaliteye ve izlenebilirliğe verilen önemin temelini oluşturmuştur. Üroloji Uzmanı Uğur Bey ise zeytinyağını yalnızca bir sofra ürünü değil, insan sağlığıyla doğrudan ilişkili değerli bir gıda olarak görmektedir.
Bu üç farklı bakış açısı, Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki zeytinliklerde ortak bir noktada buluşmuştur: toprağa saygı, üretime özen ve güvenilir bir ürün ortaya koyma isteği. Çiftlikte tek bahçe üretim anlayışı benimsenmekte; hasattan şişelemeye kadar tüm süreç kontrollü ve izlenebilir biçimde yürütülmektedir.
MustaBey Çiftliği’nde geçmişin mirası, bugünün bilgisi ve geleceğe duyulan umut aynı toprakta buluşmaktadır.

ÇİFTLİĞİN DÖRT DÖNEMİ
Bir bahçenin kuruluşu
Artezyenden ilk fidana, ulusal organik sertifikadan üç kıtanın belgesine, ilk kendi sıkımımızdan bugüne — çiftliğin nasıl bugünkü hâline geldiği.
- I
İlk Adımlar
Zeytinlerin yaz aylarındaki su gereksinimini karşılamak için artezyen çalışması tamamlandı. Bahçeye elektrik ulaştırıldı. İleri yaşlara ulaşmış ağaçlara gençleştirme budamaları yapıldı.
Ömrünü tamamlamış incir ağaçlarının yerine yeni zeytin fidanları dikildi. Toprak etüdü yapılarak toprağın gereksinim duyduğu besin ve elementler belirlendi.
Zemin düzeltme çalışmalarıyla bahçe daha kolay bakılabilir ve işlenebilir duruma getirildi. Yeni satın alınan komşu arazilerle zeytinlik büyütüldü; hazırlık çalışmalarının ardından geleceğin ağaçları olacak fidanlar dikildi.
Genç dalların rüzgârla dans ettiği zeytinlerden oluşan, geleceğe göz kırpan bir çiftliğin ilk belirtileri ortaya çıkmıştı.

ARTEZYEN — YAZ AYLARININ SU GÜVENCESİ - II
Ağaçların çeşitliliği ve organikleşme
Başlangıçta bahçemizde çoğunluğu Gemlik, Memecik ve Kalamata ağaçlarından oluşan bir çeşitlilik vardı. Onlara Domat ve Manzanilla eşlik ederken, Yamalak Sarısı, Kaba Yamalak ve Tavşan Yüreği gibi daha az rastlanan türler de aralara serpiştirilmişti.
Zaman ilerledikçe bakım ve eklemelerle ağaçlar çoğaldı; çiftlik dört bini aşkın zeytin ağacına ulaştı. Bu süreçte yalnızca sayımız artmadı, üretim anlayışımız da evrildi.
Çiftliğimiz yıllar içinde ulusal organik sertifikalandırma sürecini tamamladı. Sağlıklı, güvenilir ve doğayla uyumlu bir üretimin simgesi olma hayalinin ilk hedefi tamamlanmıştı.
- III
Tek bahçe felsefesi
Gıda güvenliğine dair yükselen yeni bilinç, artan pestisit ve inorganik tarım uygulamalarına karşı oluşan olumsuz algı ve soframıza gelen ürünün kaynağını bilme arzusu yeni ilham kaynağımız oldu.
Bu bilinçle “tek bahçe — single estate” felsefesini benimsedik. Zeytinyağımızın, ağacın kökünden başlayıp tüketiciyle sonlanan hikâyesi şeffaf biçimde izlenebilir, sürdürülebilir ve doğayla barışık olmalıydı. Tüketici yalnızca bir yağ seçmediğini, güvenilir ve özgün aromaya sahip bir zeytinyağının hikâyesinde rol aldığını hissetmeliydi.
Bu felsefe bizi ulusal organik sertifikamızla yetinmekten çıkardı. Japonya’nın JAS, Amerika’nın NOP ve Avrupa’nın EU Organic sertifikalarıyla çiftliğimizin zeytinini uluslararası ölçekte güvence altına aldık ve belgeledik.
- IV
Gelecek yolculuğumuz
2024 hasadında kendi bahçemizden özenle topladığımız zeytinleri ilk kez kendi yağhanemizde işledik. Elde ettiğimiz her damla, yılların emeğinin ve sabrının simgesiydi. Bu nedenle markamıza, kadim Anadolu coğrafyasının bereketini ve köklü zeytincilik kültürünü yansıtan Anatolive adını verdik.
Henüz yolculuğumuzun başındayken ulusal ve uluslararası yarışmalarda aldığımız ödüller, ürünümüzün duyusal kalitesinin sertifikalı tadım uzmanlarınca takdir edildiğini göstermekle kalmadı; doğaya saygılı, dürüst ve özenli üretim anlayışımızın doğru bir yol olduğunu da kanıtladı.
Bugün hedefimiz yalnızca yüksek kaliteli organik zeytinyağı üretmek değil; çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği üretimin ayrılmaz bir parçası hâline getirmek.
Bu doğrultuda yeşil bina sertifikasyonu sürecimizi sürdürüyor, güneş enerjisi yatırımımızı tamamlayarak enerjisini büyük ölçüde kendi kaynaklarından karşılayan bir işletmeye dönüşmeyi hedefliyoruz. Bahçelerimizde damlama sulama sistemine geçiş çalışmalarımız sürüyor.




